Çeşme’de İmamcık Ali olarak tanınan Ali Taylan’ın 89 yaşındaki en küçük kızı Yüksel Taylan, Objektif Çeşme Haber’in “Hikâyeleriyle Çeşme İnsanları” belgesel serisinin ilk konuğu oldu. Taylan, ailesinin göç öyküsünden babasının Yunan işgali sırasındaki direnişine kadar pek çok anısını paylaştı.

Yüksel Taylan röportaja “Ben Yüksel Taylan. İmamcık Ali’nin en küçük kızıyım. Bize İmamcıklar derler” sözleriyle başladı. Ailesinin Mora, Makedonya ve Konya’dan Çeşme’ye uzanan köklerini anlattı. Annesinin çocuk yaşta Makedonya’dan göç ettiğini, yokluk içinde büyüdüğünü belirtti. Anne ve babasının yollarının Alaçatı’da bir kuyu başında kesiştiğini söyledi.

Ali Taylan’ın hayvancılıkla uğraştığını, Alaçatı çıkışındaki kuyuda annesini görerek âşık olduğunu aktaran Yüksel Taylan, dönemin toplumsal ve dinî önyargıları nedeniyle evliliğin kolay gerçekleşmediğini ifade etti. İki gencin bütün güçlüklere rağmen evlendiğini ve Taylan ailesinin Çeşme’deki hikâyesinin yeni bir döneme girdiğini anlattı.

Röportajın dikkat çeken bölümü, Ali Taylan’ın Yunan işgali yıllarındaki direnişi oldu. Yüksel Taylan, babasının Karadağ’daki ihtiyat askerliği sırasında Çeşme’deki askerlere uzun süre et, süt ve peynir yardımında bulunduğunu söyledi. İşgal yönetiminin ezanın sesli okunmasını yasaklamasına karşı çıktığı için Yunan makamlarıyla karşı karşıya gelerek tutuklandığını aktardı.

Yüksel Taylan’ın ailesinden dinlediği anlatıya göre Ali Taylan, Türk askerinin Çeşme’ye ulaşacağı günleri beklerken işgal yönetimine meydan okumuş ve “Kaymakam Evi’ne Türk bayrağını ben dikeceğim” demişti. Çeşme’nin kurtuluşu sırasında gömleğinin içinde sakladığı Türk bayrağını çıkarıp Kaymakam Evi’nin çatısına diktiği belirtildi.

Taylan, babasının bu hikâyesini bizzat tanık olarak değil, annesinden ve aile büyüklerinden dinlediği anılar üzerinden aktardığını özellikle vurguladı. Röportajda eski Çeşme’nin gündelik yaşamı da yer aldı. Tütün tarlalarında geçen çocukluk, nişan ve düğün gelenekleri, “şeker işi kurabiyeler” ile “nişan balığı” geleneği anlatıldı.

Yüksel Taylan, Çeşme’nin tütüncülükten turizme uzanan değişimine de tanıklık ettiğini söyledi. Altın Yunus’un açılmasıyla yeni iş olanaklarının doğduğunu, evlerin pansiyonlara, kıyıların turizm merkezlerine dönüştüğünü anlattı.

89 yıllık yaşam deneyiminden gençlere seslenen Yüksel Taylan, evlilik ve mutluluğun sırrını şu sözlerle di: “Birbirinizi sevin. Eşyanın hükmü yok. Varlığın da hükmü yok. Oturmayın, çalışın, mutlu yaşayın.”