Sosyolog Engin Önen, Çeşme’nin tarihi üzerine yaptığı araştırmalar kapsamında Çeşmeköy’de açıklama yaptı. Önen, Çeşme adının kalenin yanındaki çeşmelerden değil Çeşmeköy’den geldiğini söyledi.

Önen, “Çeşme’nin adı, kalenin yanındaki çeşmelerden değil, Çeşmeköy’den geliyor” dedi. Çeşmeköy’ün Çakabey döneminde değil, Aydınoğulları Beyliği döneminde Türk yerleşimine sahne olduğunu belirtti.

Çeşmeköy’ün Çeşme’nin toplumsal hafıza mekânı olduğunu vurgulayan Önen, “Çeşmeköy, Çeşme tarihi açısından en önemli yerleşim mekânlarından biridir. Bir toplumsal hafıza mekânıdır. Ne yazık ki çok uzun yıllardır ihmal edildi” diye konuştu.

Önen, Çakabey’in 1090’lı yıllarda yaşamını yitirdiğini, bölgedeki caminin ise sanat tarihçileri Prof. Dr. Hüseyin Rahmi Ünal ve Şakir Çakmak’ın çalışmalarına göre 15. Yüzyıla tarihlendirildiğini hatırlattı. “Dolayısıyla bu camiyi Çakabey’in yaptırdığını söylemenin tarihsel bir karşılığı yok” ifadelerini kullandı.

Çeşme adının Farsça kökenli olduğunu ve su kaynağı anlamına geldiğini belirten Önen, “Bütün sahil şehirlerinde liman vardır, çeşmeler vardır. Ama hepsinin adı Çeşme değildir. Çeşme adı Çeşmeköy’den gelmektedir” dedi.

Önen, Çeşmeköy’deki hamam kalıntıları ve sarnıçların bazılarının kaybolduğunu veya asfalt altında kaldığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bölgeye yeterli özeni göstermediğini düşündüğünü dile getirdi.