Çeşme'nin eski belediye başkanlarından Nuri Ertan, Cezayirli Gazi Hasan Paşa Heykeli'nin ortaya çıkış fikrinden, Dalyan'daki Nezir'in Kulesi hakkında yıllardır anlatılan hikayelerin perde arkasına kadar birçok konuya açıklık getirdi. Ertan, heykellerin yapılış sürecini ve kulenin yıkılma nedenini detaylarıyla anlattı.
Cezayirli Gazi Hasan Paşa Heykeli'nin İlhamı Sakız Adası'ndan
Nuri Ertan, Gazeteci Selma Artar'a yaptığı açıklamada, Çeşme Kalesi önündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Heykeli'nin ortaya çıkış fikrinin, merhum iş insanı Selçuk Yaşar ile birlikte yaptıkları Sakız Adası gezisinde doğduğunu söyledi. Ertan, Sakız Adası'nda meydanda bulunan Yunan kahramanı Kanaris'in heykelini gördüklerini ve bu durumun kendisini etkilediğini belirtti. O an yaşananları şu sözlerle aktardı: “Sakız’da Kanaris’in heykelini gördük. Osmanlı donanmasını yakan adamın heykelini yapmışlar. Selçuk Abi’ye dedim ki; ‘Bak bunlar kendi kahramanlarının heykelini yapmışlar. Biz de kalenin önüne Cezayirli Hasan Paşa’nın heykelini yapalım.’”
Ertan, Çeşme Deniz Savaşı sonrasında Osmanlı donanmasının yeniden toparlanmasında önemli rol oynayan Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın Çeşme için önemli bir tarihsel figür olduğunu vurguladı. Heykelin, dönemin önemli heykeltıraşlarından Haluk Tezonar tarafından yapıldığını belirten Ertan, Hasan Paşa’nın yanında yer alan aslan figürünün de tarihsel anlatılardan ilham alınarak hazırlandığını söyledi. Bugün heykelin Çeşme’nin sembollerinden biri haline geldiğini kaydeden Ertan, “Önünde herkes fotoğraf çektiriyor. Çeşme’nin simgelerinden biri oldu” dedi. Ertan ayrıca ilçedeki İsmet İnönü ve birçok Atatürk heykelinin de kendi belediye başkanlığı döneminde yapıldığını dile getirdi.
Nezir'in Kulesi Aşk Hikayesi Gerçeği Yansıtmıyor
Nuri Ertan, Dalyan’da yıllarca anlatılan ve filmlere konu olan “Nezir’in Kulesi” hakkında da açıklamalarda bulundu. Karacaoba mübadillerinden olan, işitme ve konuşma engelli Nezir Kaya’nın sıra dışı kişiliğiyle bölgede efsaneleştiğini belirten Ertan, kamuoyunda anlatılan “Yunan kızına aşk” hikâyesinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Selanik’ten Çeşme’ye göç eden Kaya ailesinin Dalyan’a yerleştiğini anlatan Ertan, Nezir Kaya’nın kendi yaptığı küçük kayıklarla balıkçılık yaptığını, sıra dışı fikirleri ve denemeleriyle halk arasında tanınan bir isim haline geldiğini söyledi. Bölgedeki anlatılara göre Nezir Kaya’nın kendi boyunda büyük bir uçurtma yaptığı, Dalyan semalarında uçtuğu, hatta bir gün Sakız Adası’na kadar gidip orada casus sanılarak alıkonulduğu konuşuluyordu. Nezir Kaya’nın yaşamı daha sonra “Kayıkçı” filmine de konu oldu.
Kulenin Yıkılma Nedeni Güvenlik Gerekçesiydi
Nezir’in Kulesi’nin yıkılması nedeniyle döneminde eleştirildiğini de anlatan Ertan, kararın tamamen güvenlik gerekçesiyle alındığını söyledi. Yapının teknik açıdan ciddi risk taşıdığını belirten Ertan, şu ifadeleri kullandı: “Kulenin içinde çamur vardı, çimento yoktu. Allah korusun bir depremde evlerin üzerine yıkılabilirdi. İnsan hayatını riske atamazdık. Sağlamlaştırılması da mümkün değildi. Mecburen yıkım kararı aldık.” Ertan’ın açıklamaları, Çeşme’nin yakın tarihine damga vuran simgeler ve kent hafızasında yer eden hikâyelerle ilgili bilinmeyen detayları yeniden gündeme taşıdı. Bu yapılar, Alaçatı ve Çeşme için her zaman önemli bir kültürel miras olmuştur.







